11 Nisan 2012 Çarşamba

Böyle Bir Erkek Mantığı Var


Erkek, derste ne kadar başarılı olduğunu anlatır.

Kadın: Ehehe, çok akıllısın. Hiç üzülmüyor musun “Ben bu kadar akıllıyım ama sevgilim mal” diye?

Erkek: Kalçaların var, memelerin var…

Arkadaşlarla Online Oyun Oynamak

Bence bir insanın oyun oynama şekli onun kendi karakterinden ipuçları verebiliyor. İster tek oyunculu oyun olsun, ister çift, ister toplu. Bu böyle! Eheh, şaka şaka, tamamen farklı olan insanlar da oluyor tabii ki. Çevremde de var ama ben bu yazıda bir genelleme yapmak istiyorum. Yapacağım da!

Aslında her şey, arkadaşımız evimize geldiğinde ona ikinci joystick’i uzatmamızla başlıyor. Artık böyle bir dert yok gerçi. Elle ayarlanıyor birinci ya da ikinci oyuncu olmak ama olsun! Aynı şey! Ben mesela, her zaman birinciyi arkadaşıma veririm. O benim misafirimdir, ben her zaman oynayabiliyorumdur zaten. Kapışmalı oyunlarda da hiç “Ay, yeneyim bunu! Ay, iyi joystick bende olmalı, rörörö!” hırsı yapmam. Eğlenmek için oynarım. (Tabii üstüne yenince tadı ayrı ama o konuya girmeyeyim *pis pis sırıtmak*)


Arkadaşlarınla olsun, tanımadığın insanlarla olsun, online oyun oynamak tam bir dert. Mesela ben hiç “Tüm itemler bende olmalıııı!” moduna giremiyorum ama çıkan bir eşyanın özelliklerine ilk bakan kişi olmaktan çok hoşlanırım. Birkaç arkadaşla Diablo II oynuyoruz, yaratıkları öldürdükçe altınlar düştükçe kayboluyor, düştükçe kayboluyor. “N’oluyoruz ya?” oldum. Meğer ben daha oraya tıklayamadan bunlar kapış kapış götürüyormuş altınları. Bu da ayrı bir yetenek bence. Bende o yok.


Mesela ben altınım yetmiyorsa yeni eşya almam, arkadaşımdan da ek para istemem. Paramı biriktiririm. Ben paramı biriktirirken birileri benden para isterse de “Yok” diyemiyorum, veriyorum biriktirdiğim paraları. Ben gerçek hayatta da aynen böyleyimdir işte. Kimseden para isteyemem, biriktiririm ama biri istediğinde de veririm.

Hiç hoşlanmadığım bir şey var, aslında çok doğal bir davranış ama… Biri bir eşya bulmuş diyelim, yenisi ve daha güzeli çıkınca, üzerindekini “Bak Gamze, sen bunu seversin.” diye bana vermesi.
Adam bildiğin eskisini bana veriyor gibi hissediyorum. Yamuk yumuk bir zırh o, o an benim gözümde!

Ben bir eşya buldum mu beğenirsem söylerim, ortaya atarım. Artık gönüllerinden vermek gelirse öyle düşer o eşya bana :D


İşte bence, benim bu tüm paraları, eşyaları toplayan, artık inventory’sinde yer kalmayan, neyi nereye sokacağını bilemeyen arkadaşlarım kesin gerçek hayatlarında da oldukça açgözlü insanlardır!


Bir de kazanmadıklarında “Haydi çıkalım.” yapan arkadaşlarım oluyor. Uysam olmaz, uymasam olmaz. en hoşlanmadığım şeydir. Bir şey de diyemiyorum. Nedir bu hırs anlayamıyorum ben bazen. Neyse…


Ben mesela toplu insan olan bir ortamda, ortamdan kopuk bir şekilde önde ya da arkada yürüyen bir insan olarak, oyunlarda da arkadaşlarımı beklemeden yaratık kesmeye giderim. İnsanlar orada eşya satıyorlar ben oyunda ilerlemeye çalışıyorum. Aslında iyi bir grup elemanıyımdır, bu sadece ufak, kötü bir özelliğim *utanır* Hem benim suçum yok! Mesela alışverişe gittiğimde aldığım eşyaların parasına pek takılmadan ya da aldığım para üstünü saymadan alışveriş yapan bir insan olarak, onların eşya sattıkları dükkanlarda ya da ana şehirde, o kadar uzuuun uzuuuun zaman harcamalarıni anlayamıyorum ben! Canım sıkılıyor. Ne yapayım yani, bekleyeyim mi?! :D


Aslında ben arkadaşlarımın kötü huylarından bahsedecektim bu yazıda ama pek olmadı sanki :D

Bir de gerçek hayatında ve oyunda farklı olan insanlara örnek vereyim.


Bir arkadaşım var, çok verici bir insandır (böyle deyince çirkin oluyor lan) ama bu adamla bir gün oyun oynadım ki, kabusum oldu gibi bir şey. Yere bir şey düşmesin! Hemen alıyor “Ehehe, bu beniim, bu beniiim, vermem!” falan yapıyor böyle. “Ya sen ne pis bir oyuncuymuşsun be.” dedim böyle içten içe. Hala da söyleyemem yüzüne, utanırım :D


Böyle oyunlara dalmadan önce, arkadaşlarımın düşen eşyalardan dolayı birbirleriyle tartıştığını falan duyuyor ve garipsiyordum ama bazılarına hak veriyorum artık.

Olur da bir gün benimle oyun oynarsanız, istediğiniz eşyayı alın dert etmem ben ^_^ Ama olur da o kadar laf etmememin içinde bir tanesini beğendiğimde bana vermezseniz kız tribi atarım! + Rage quit yapar çıkarım ha! Ehehe :3

İyi oyunlar.




9 Nisan 2012 Pazartesi

Doctor Who


Çevremdeki izleyenler çok az. İzlemeyenler de izleyeceklerini söylüyorlar, o yüzden derdimi kimselere anlatamıyorum. Paylaşamıyorum, blog!

Ben şimdi Doctor Who dizisine başladım. Biraz geç oldu, evet, farkındayım. O diziye öylesine denk gelsem hayatta başlamazdım gerçi. Bir arkadaşımın zoruyla başladım. İlk sezonda bazı bölümleri zorla izledim, inanamazsınız. Cidden bazı bölümler çok kötüydü. İzleyecek bir şeyim yokken, zorunda kaldığım için izledim ama bazı bölümler de güzeldi. Hakkını yemeyeyim.

Neyse efendim, birinci sezon sonu Doctor'umuz değişti. İlk başta çok üzüldüm. Gerçi ilk Doctor'u da ilk başta sevmemiştim çünkü benim gördüğüm Doctor Who afişinde genç ve yakışıklı bir tip vardı. Böyle gayet orta yaşlarında bir adam görünce hayalkırıklığı yaşamıştım ama zamanla çok sevdim ben o adamı. O yüzden, yeni adam gelince üzüldüm. "Bu ne lan?!" dedim. Ufak tefek bir şey. Ağzı burnu falan...

Neyse, biraz ara verdikten sonra ikinci sezondan devam ettim. Ay, bu adam meğer dünyanın en tatlı insanıymış. Kuş gibi bir şey. Hayran kaldım, ki herkes de hastasıymış kendisinin. İkinci sezon su gibi geçti. Birinci sezon gibi değildi. Acı çekmeden izedim (Tabii bunda David Tennant'a hayran olmamın da artısı var)

Neyse efendim, Rose karakterini de öyle çok sevmezdim. Bazı hallerine kıl olurdum hatta ama Doctor'la muhteşem bir uyum içindeler diye büyük bir sempatim vardı kıza.

Spoiler geliyooooor!

O yüzden ,ikinci sezon finalinde gözyaşlarımdam dolayı izleyemedim bölümü! Yani, kız tamamen ölse daha iyiydi. Bambaşka bir dünyada Doctor'suz sıkışıp kaldı. O kadar bağlanmıştı adama. Doctor da ona bağlanmıştı. Hele kız diğer tarafa çekilip, delik kapandıktan sonra ikisinin o hali... Hangisine üzüleceğimi şaşırdım.

Aklıma geldikçe içim şişiyor be.

Her şeyi geçtim. Değişiklikten pek hoşlanan bir insan değilim. Şimdi yeni kızlar gelir kesin. Onlara alışmak zaman alacak. Biliyorum ben, hiçbiri Rose gibi olmayacak :(

Güle güle örümcek kirpikli kız... (Şaka maka ne biçim kirpiklerdi onlar. Koskoca 2 sezon boyunca kimse mi bir şey demez! Neyse...)

(Her paragraf başında "neyse" var. Bu ne be?)